top of page

Kurumsal sadakat bitti mi?

  • Yazarın fotoğrafı: Ayşegül Örgad
    Ayşegül Örgad
  • 7 Ağu
  • 2 dakikada okunur

Bir dönem vardı.

Bir şirkette uzun yıllar çalışmak, yalnızca kariyer tercihi değil; aynı zamanda güvenin, bağlılığın ve istikrarın göstergesiydi. Şirketler çalışanlarına yatırım yapar, çalışanlar da o kurumun bir parçası olmayı uzun vadeli bir yolculuk olarak görürdü.


Bugün ise iş dünyasında farklı bir tabloyla karşı karşıyayız.


Son dönemde neredeyse her hafta, önemli görevlerde bulunan yöneticilerin görevlerinden ayrıldığına ya da ayrılmak zorunda kaldığına dair haberler görüyoruz.

Üstelik bu isimlerin birçoğu yalnızca birkaç ay önce şirketlerini temsil eden, dönüşüm projelerine liderlik eden ya da başarı hikâyelerinin merkezinde yer alan kişilerdi.


Bu durum yalnızca üst düzey yöneticiler için geçerli değil. Organizasyonların birçok seviyesinde benzer örneklerle karşılaşıyoruz.


Peki gerçekten değişen ne?

Belki de değişen şey sadakatin kendisi değil; sadakatin tanımı.


Eskiden kurumsal sadakat, aynı şirkette uzun yıllar kalabilmekle ölçülürdü. Bugün ise iş dünyası çok daha hızlı değişiyor. Birleşmeler, yeniden yapılanmalar, ekonomik dalgalanmalar, teknolojik dönüşümler ve değişen öncelikler, şirketlerin karar alma süreçlerini geçmişe kıyasla çok daha kısa vadeli hâle getiriyor.


Bu da doğal olarak çalışanların güven duygusunu etkiliyor.

Artık birçok profesyonel, ne kadar başarılı olursa olsun hiçbir pozisyonun kalıcı olmadığını biliyor. Aynı şekilde şirketler de değişen koşullara hızla uyum sağlayabilmek adına organizasyon yapılarını yeniden şekillendiriyor.


Belki de bu yüzden bugün "ömür boyu aynı şirkette çalışmak" yerine, "değer üretebildiği sürece birlikte yol almak" daha gerçekçi bir ilişki modeline dönüşüyor.


Bu yeni düzeni yalnızca olumsuz bir gelişme olarak değerlendirmek de eksik olur.

Çünkü değişen yalnızca şirketlerin çalışanlara bakışı değil; çalışanların da kariyer beklentileri değişti. Daha anlamlı işler yapmak, farklı deneyimler kazanmak, esnek çalışma modelleri ve kişisel gelişim gibi kavramlar, artık maaş kadar önemli karar kriterleri arasında yer alıyor.


Dolayısıyla belki de bugün sorgulamamız gereken soru, "Kurumsal sadakat bitti mi?" değil.


Asıl soru şu olabilir:

İş dünyasında güven artık neyin üzerine kuruluyor?

Belki de cevap, aynı şirkette geçirilen yılların sayısında değil.

Üretilen değerde.

Kurulan profesyonel ilişkilerde.

Bırakılan izde.


Ve en önemlisi, insanlar sizi bir unvanınızla değil, ortaya koyduğunuz yaklaşımla hatırladığında. Çünkü artık hiçbir koltuk garanti olmayabilir.


Belki de kariyer güvencesi hiçbir zaman çalıştığımız şirket değildi.

Sadece uzun yıllar boyunca öyle olduğuna inandık.


Bugün ise güvence, çalıştığımız kurumdan çok; her yeni başlangıçta yanımızda taşıdığımız bilgi, itibar ve güven olabilir.




Ayşegül Örgad

Founder, AG Consulting

 
 
 

Yorumlar


bottom of page